
Stratejik Değerlendirme Raporu

Küresel Jeopolitik Görünüm — Sayı 5
İstanbul Strateji Aylık Değerlendirme Raporu
1–30 Ağustos 2026 döneminde küresel güvenlik, ekonomi, enerji, teknoloji ve iklim alanlarında öne çıkan gelişmeleri bütüncül bir biçimde değerlendiriyor. Raporda ABD-İran gerilimi, Hürmüz ve Babülmendep güvenliği, Suriye’de SDF/YPG entegrasyonu, Türkiye-İsrail ve Türkiye-Yunanistan gerilimleri, Mekke Anlaşması, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirme çabaları, Çin-Endonezya ilişkileri ve TDT’nin kurumsallaşması ele alınıyor. Ayrıca El Niño, Panama Kanalı kısıtlamaları, Nepal'deki buzul erimesi, Avrupa ve ABD'deki yangınlar, yapay zekâ ve robotik gelişmeleri ile küresel ekonomik görünüm inceleniyor. Rapor, Eylül ayına yönelik riskler, senaryolar ve Türkiye açısından stratejik sonuçlarla tamamlanıyor.
Son Analizler
ABD–Çin Savaşı Kaçınılmaz mı, Yönetilebilir Rekabet mi? Derinleşen Gerilime Karşılaştırmalı Akademik Yaklaşımlar

Oktay BİNGÖL
2026-09-11
ABD–Çin rekabeti, güç geçişi, Tayvan, teknoloji, ittifaklar ve güvenlik ikilemi ekseninde giderek sertleşmektedir. Ancak Amerikan ve Çin akademik literatürü, savaşın kaçınılmaz olduğu konusunda ortak bir kanaate sahip değildir. Amerikan literatürü; yapısal çatışma, güvenlik ikilemi ve stratejik uyum olmak üzere farklı yaklaşımlara ayrılırken, Çinli akademisyenlerin önemli bir bölümü rekabetin kalıcı fakat savaşın önlenebilir olduğunu savunmaktadır. İki tarafın literatüründe en tehlikeli kırılma noktası Tayvan’dır. Temel risk, bilinçli bir savaş kararından ziyade yanlış algılama, caydırıcılık başarısızlığı ve tırmanmanın kontrol edilememesidir. Bu nedenle savaşın önlenmesi, rekabetin nasıl yönetileceğine bağlıdır.
Rusya ve Kuzey Kore Köprüsü ve Stratejik Ortaklığın Kalıcılaşması

Oktay KÜÇÜKDEĞİRMENCİ
2026-09-09
Rusya ile Kuzey Kore arasında 7 Eylül 2026’da açılan karayolu köprüsü, Ukrayna savaşının hızlandırdığı yakınlaşmanın somut sonuçlarından biridir. Tumen Nehri üzerinde Rusya’nın Khasan yerleşimini Kuzey Kore’nin Tumangang bölgesine bağlayan yaklaşık bir kilometrelik yapı, iki ülke arasındaki ulaşım ilişkisine yeni bir kanal eklemektedir. Köprünün stratejik önemi, savaş koşullarında güçlenen karşılıklı ihtiyaçların uzun vadeli kullanıma açık bir altyapıya dönüştürülmesinde yatmaktadır. Moskova ile Pyongyang böylece siyasi taahhütlerini ve askerî iş birliğini destekleyebilecek fiziki bir bağlantı oluşturmuştur. Bu gelişme, mevcut ortaklığın süreklilik kazanmasını kolaylaştırırken, Kuzey Kore’nin dış ekonomik ilişkilerini çeşitlendirme ve büyük güçlerle pazarlık yapma imkânlarını da genişletebilir.
KARADENİZ-DOĞU AKDENİZ EKSENİNDE JEOPOLİTİK KESİŞİM:
KRİTİK DENİZ GEÇİTLERİ, DENİZALTI ENERJİ VE DİJİTAL ALTYAPI GÜVENLİĞİ

Oktay BİNGÖL
2026-09-05
Karadeniz ve Doğu Akdeniz, küresel ticaret hatlarının, enerji nakil koridorlarının ve dijital iletişim omurgalarının kesiştiği stratejik bir jeopolitik merkezdir. Türk Boğazları, Süveyş ve Babülmendep gibi kritik deniz geçitleri (chokepoints), küresel tedarik zincirlerinin en hassas düğüm noktalarını oluşturmaktadır. Bölgedeki denizaltı doğal gaz boru hatları, FSRU tesisleri ve küresel veri akışını sağlayan fiber optik kablo şebekeleri; artan büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, asimetrik riskler ve sabotaj ihtimalleri karşısında yüksek güvenlik hassasiyetine sahiptir. Bu çalışma; kritik denizaltı enerji ve dijital altyapıların emniyetini, değişen deniz güvenliği parametrelerini ve Türkiye’nin eksendeki kilit rolünü bütüncül bir yaklaşımla analiz etmektedir.
Çin–Endonezya İlişkilerinde Yeni Eşik: Stratejik Yakınlaşma mı, Çok Yönlü Dengeleme mi?

Oktay KÜÇÜKDEĞİRMENCİ
2026-08-27
Çin ile Endonezya arasında 21 Ağustos 2026’da Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmeler, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin işaretlerini verdi. İlişkilerin uzun süredir ekonomik temelini oluşturan ticaret, yatırım ve altyapı ortaklığı artık savunma sanayii, askerî tatbikatlar, deniz güvenliği, kritik mineraller ve ileri teknolojileri kapsayan daha geniş bir stratejik çerçeveye taşınıyor.




